Le Fabuleux Destin d’Amélie Poulain

İzlediğim pek çok film var; hepsi çok iyi, IMDB puanları yüksek, kendine özel yer edinmiş yapımlar. Ancak Amélie’nin yeri bende çok ayrıdır. Kaç kere izlediğimi saymadım. Amélie, benim için canım sıkıldığında enerji depoladığım bir sığınak gibi oldu. Küçük mutlulukların ve anın değerini hatırlatan bir filmdir.

Film, Amélie’nin çocukluğuyla başlıyor ve ailesiyle yaşadığı sorunlardan bahsediyor. Annesi, Notre Dame Kilisesi’nin tepesinden atlayan bir kadının üzerine düşmesi sonucu ölmüştür. Bu olay, babasını daha da sessiz birine dönüştürmüştür. Hatta eşinin küllerini koymak için minyatür bir anıt yapmaya başlamıştır. Yıllar geçip gider ve Amélie artık çalışmak için evden ayrılır. Monmartre’daki Çift Değirmen Kafesi’nde (Café des 2 Moulins) garson olarak çalışmaya başlar.

Amélie’nin küçük zevkleri arasında bazı akşamlar sinemaya gidip karanlıkta arkaya dönerek seyircilerin yüzlerine bakmak, kimsenin fark etmediği detayları görmek, birkaç başarısız romantik ilişki denemesine rağmen mercimek çuvalına elini daldırmak, crème brûlée’nin üzerini kaşığın ucuyla kırmak, St. Martin Kanalı’nda taş sektirmek ve hoşuna giden taşları toplamaktır.

30 Ağustos 1997 gecesi, Galler Prensesi Lady Diana’nın trafik kazasında hayatını kaybetmesiyle Amélie’nin yaşamı değişir. Televizyondan ölüm haberini izlerken elinde tuttuğu şişenin kapağı banyodaki bir fayansa çarpar ve bu çarpma, bir taşın yerinden oynamasına neden olur. Taşı kaldırdığında ise tozlu, teneke bir kutu bulur. Kutunun içinden, yıllar öncesine ait bir çocuğun eşyaları çıkar. Amélie, bu kutunun sahibini bulmaya karar verir ve kendisiyle bir anlaşma yapar: Eğer sahibini bulabilirse hayatını iyiliklere adayacaktır; bulamazsa da yapacak bir şey yoktur. Sonunda yaptığı araştırmalarla kutunun sahibini bulmayı başarır.

Amélie, kutunun sahibini bulduğunda, kutunun sahibi Dominique Bredoteau’nun bu güzel repliğini hatırlayabiliriz. “Hayat çok tuhaf. Çocukken zaman çok yavaş geçer. Sonra bir bakmışsın 50 yaşına gelmişsin ve çocukluğundan ne kaldıysa geriye bir kutuya sığmıştır, tozlu bir kutuya.”

Amélie artık gizli bir adalet sağlayıcısıdır. Babasının yıllardır hayalini kurduğu dünya turuna çıkmasını sağlar; iş arkadaşlarına, apartman yöneticisine ve manavın çırağı Lucien’e gizlice birçok iyilik ve sürpriz yapar. Başkalarının mutluluğu için çabalayan Amélie, kendi mutluluğunu ise Nino Quincampoix’de bulur.

Nino, fotoğraf kabinlerinden kenara atılmış, yabancılara ait vesikalık fotoğrafları toplayan tuhaf bir karakterdir. Amélie, Nino’ya kendini dolambaçlı yöntemleriyle buldurur. Ve sonunda, Amélie de mutluluğa kavuşur.

Nino Quincampoix ve Amélie Poulain

Amélie, bize iyilik yapmanın güzelliklerini ve küçük şeylerden gelen mutluluğu öğretiyor. Film; biraz komedi, biraz drama ve biraz da romantizmin tadını izleyiciye sunuyor. Amélie karakterine hayat veren oyuncu Audrey Tautou. Fransız oyuncuyu en çok Amélie ile tanıyor olsak da, pek çok filmde rol almıştır.

Fotoğrafı Tarihi Atlas Sineması’nda çekmiştim. Audrey Tautou’nun oynadığı Coco Before Chanel filminin afişi.

2001 yapımı filmin senaryosu Guillaume Laurant ve Jean-Pierre Jeunet’e aittir. Yönetmenliğini de Jean-Pierre Jeunet üstlenmiştir. Filmin unutulmaz müzikleri ise Yann Tiersen tarafından hazırlanmıştır. Amélie’nin film müziklerini sevmeyen neredeyse yoktur; hatta filmi izlememiş olanlar bile bu melodileri mutlaka bir yerlerde duymuş ve sevmiştir.

La Valse d’Amélie (Version piano)

117 dalda ödüle aday gösterilen ve 55 ödül kazanan film, en büyük başarısını César Ödülleri’nde göstermiştir. Ayrıca Jean-Pierre Jeunet’in stüdyo dışında çektiği ilk film olma özelliğini taşır. Film, birçok olumlu ve olumsuz eleştiri alsa da daha çok Fransız toplum yapısı üzerinden değerlendirilmiştir.

Filmle ilgili birkaç detayı da paylaşmak isterim:

  • İngilizce konuşulan ülkelerde film ilk kez “Amélie from Montmartre” adıyla yayımlanmıştır.
  • Amélie rolü aslında İngiliz aktris Emily Watson için yazılmıştır; ancak Watson’ın Fransızcası yetersiz olduğu ve diğer projeleriyle çekim tarihleri çakıştığı için yönetmen Audrey Tautou’yu tercih etmiştir.
  • Filmde bir sahnede Amélie, oturduğu binanın eski yöneticisine giderken yeni bir Volkswagen Beetle’ın önünden geçer. Oysa filmin geçtiği dönemde bu model henüz üretilmemiştir. Jeunet, bu sahneyi değiştirmediğini, aksine Amélie’nin tarihle uyuşmayan kimliğine işaret ettiğini belirtmiştir.
  • Hayvan şekilli bulutların olduğu sahne ise Marc Solal ve François David’in La tête dans les nuages adlı kitabındaki çizimlerden birebir alınmıştır.
Arkadaki Beetle henüz üretimde değildi.

Eğer bir gün Fransa’ya gitme fırsatım olursa, ilk görmek istediğim mekanlardan biri filmdeki kafe olurdu. Bugün hâlâ Café des Deux Moulins adıyla işletilmektedir.

Kafenin günümüzdeki hali.

Bu film hakkında yazılacak çok şey var. Filmi izlemenizi tavsiye ediyorum. Filmi Google Play Filmlerden edinebilirsiniz. https://play.google.com/store/movies/details?id=mCQ4tvgCTn8.P

Filmin IMDB puanı 8.3’dür. https://www.imdb.com/title/tt0211915/

Amélie Film Teaser

Birkaç replik..
  • “Kemiklerin camdan değil ama hayat seni de kırabilir.
  • “Parmak gökyüzünü gösterdiğinde sadece aptallar parmağa bakar.
  • “Oysa ki siz bayım bir sebze bile olamazsınız.”
  • “İnsan zamanı durdurmak istediği yere aittir.”
  • “Aşksız bir kadın, güneşsiz bir çiçek gibidir.”
  • -Mucizelere inanır mısınız? +bugün değil.
  • “Hayat asla sahnelenemeyecek bir oyunun sonsuz tekrarından ibaret.”