Kendimi şımartmak istediğim için uzun zamandır takip ettiğim Bebek’te bulunan mekana gitme kararı aldım. Hava ne kadar sisli olursa olsun Anadolu Yakası’ndan çıkıp Avrupa Yakası’na geçtim. Öncelikle mekanda karşılama ve ilgi çok güzeldi. Bu tatlı patisserienin içi güzel dizayn edilmiş.
İç Mekan
İçerideki zürafa büstleri, gerçek palmiye ağacı ve bambu sandalyeler mekana doğal bir ferahlık katmış. Menüde tatlıdan tuzluya sizi tatmin edecek pek çok ürün var. Başlangıç olarak eski kaşarlı ve salatalıklı kruvasan tercih ettim. Kruvasanın tazeliği ve peynirin tadı çok güzeldi.
Kruvasan Sandviç
Mekanın dış kısmında denizi izleyebilirsiniz. Bu güzel yerde sevdiğiniz dostlarınızla güzel muhabbetler edebilir ve lezzetlerini tadabilirsiniz. Mekandan ayrılmadan önce internet yorumlarında çok övülen browniesini tatmak istedim.
Tatlı Momiji Kızımla Keyif
Lux Kuruçeşme ile ilgili diğer detaylı bilgileri https://www.instagram.com/luxkurucesme/ instagram hesabından alabilirsiniz. Öne çıkarmalar alanında menü paylaşımı da yapılmış.
7 – 10 Ekim arasında yapılan kahve festivalini blog olarak bir ay geç yazmak istemezdim ama festivalden hemen sonra biricik oğlumu, kedimi kaybettim. Yine de bu güzel festivalden bahsetmek istiyorum. İstanbul’da başladığından beri her sene düzenli olarak yapılan kahve festivali kahve severlerin en çok beklediği etkinlik olmaya başladı. Festival içerisinde konserler, workshoplar, seminerler ve bir çok etkinlik bulunmaktadır.
Festivalin İlk Kahvesi
Bilet içerisine kahvelerin hepsi dahil oluyor. Son gününe gittiğim festivalden mutlu ayrıldım. Pek çok etkinliğe katıldım. Farklı markaların düzenlediği yarışmalar festivale renk katıyor.
Tepeden Festival Alanı
Festival biletleri seans seans düzenleniyor. Aldığınız biletin seans saatlerinde içeri giriyorsunuz ve çıkıyorsunuz. Biletler internet üzerinden satıldığı gibi kapıda da yardımcı olabiliyorlar. Ben internet üzerinden almanızı tavsiye ediyorum çünkü günler öncesinden tükenebiliyor. 2014’ten bu yana hayatımızda olan festival, çok iyi baristaların elinden kahve içme şansını size sunuyor.
En Taze Kahveler
Etkinlikte her seansta dört konser olmak üzere, toplam 32 konser gerçekleşti. Feridun Düzağaç, Gökhan Türkmen, Jabbar, Fikri Karayel gibi isimler İstanbul Kahve Festivali’nde konser verdi. Gündüz seanslarında başlayan konserler akşam seanslarının sonuna kadar sürdü.
Konserlerin Erken Saatleri
İstanbul’un kent kültürü ve eğlence yaşamında önemli bir yer tutan festivale benim gibi kahve tutkunuysanız muhakkak katılın. Festival bu yıl covid-19 önlemleri çerçevesinde düzenlendi. Biletler https://www.dsmbilet.com/ sayfasından satışı yapıldı. 2014’ten beri hayatımızda olan bu güzel festivalinin her detayı insanı mutlu ediyor ve her sene olduğu gibi bir sonraki seneyi sabırsızlıkla bekliyorum, bekliyoruz.
Fikri Karayel, Burak Kut, Ezgi Pekel, Alper Yıldırım, MEY & Baybisbald, Bengisu, Ars Longa, Ezgi Yelen
9 Ekim
Can Bonomo, Fırat Akarsel, Elçin Orçun, Safiye, Sattas, Astrovelvet, The Golden Shore, The Abrakadabralar
10 Ekim
Gökhan Türkmen, Ege Çubukçu, Ezgi Yelen, Kürşat Nayim, Melis Fıs, Ece Barak, Hazi, Vince The Moon
COVID 19 ÖNLEMLERİ
6 Eylül 2021 tarihinden itibaren geçerli olacak Içişleri Bakanlığı Genelgesine göre Festival, Konser, Sinema ve Tiyatro gibi vatandaşların toplu olarak faaliyetlere katılımında;
Çift aşı*
Azami 48 saat önce yapılmış PCR testi veya geçirilmiş hastalık (covid-19 hastalığı sonrası bilimsel oalrak bağışıklık Kabul edilen süreye göre) olmayan kişiler etkinlik alanına alınmayacaklardır. Bu şartları sağlamayan katılımcılara bilet iadesi kesinlikle yapılmayacaktır.
-Etkinlik girişinde ‘’Hayat Eve Sığar’’ uygulaması üzerinden HES kodu sorgulaması yapılacaktır.
-Covid-19 önlemleri sebebiyle seans saatlerine özen gösterilmesi gerekmektedir.
-Covid-19 önlemleri sebebiyle ziyaretçilerin alna maske ile girmesi zorunludur.
-Tüm katılımcılar covid-19 kapsamında kurallara uymak zorundadır.
En son 2019 yılında dördüncüsü yapılan, bu yıl ise beşincisi düzenlenen plak günlerine kavuştuk. Pandemi, sosyal alanlarımızı ve yaşantımızı daralttığı gibi Kadıköy Belediyesi’nin her yıl düzenlendiği plak günlerine de kavuşmamızı engelmiş bu nedenle 2020 yılında plak günleri düzenlenmemişti. Sosyal mesafe kuralları çerçevesinde düzenlenen 5. Kadıköy Plak Günleri 2-3 Ekim tarihlerinde Kadıköy Belediyesi’nin Hasanpaşa’da bulunan merkez binası bahçesinde gerçekleşti.
Girişe Yakınlaşınca Heyecan Artıyor
Her sene önemli usta isimleri merkeze alarak yapılan festival, bu sene 2012 yılında aramızdan ayrılan Türk Halk Müziği’nin değerli ismi Neşet Ertaş anısına düzenlendi. “Bozkırın Tezenesi” adına Türk Halk Müziği sanatçısı İsmail Altunsaray, usta sanatçı Neşet Ertaş’ın türkülerinden oluşan birbirinden değerleri eserleri seslendirdi.
Programda canlı konserler, söyleşiler, imza günleri ve dj performansları da yer aldı. Siz alışverişinizi yaparken arkada pikaplardan çalan müziklere kulak veriyorsunuz. Her bütçeye uygun plaklar bulabildiğiniz gibi nadir olan plaklara da kavuşabiliyorsunuz.
3 Ekim Pazar
Plak günlerini kaçırmak istemiyorsanız Kadıköy Belediyesi’nin resmi sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz. Festivale katılım ücretsizdir.
Size İstanbul’un en güzel yerlerinden, İstanbul Boğazı’nın Avrupa yakasındaki sahilinde Kuruçeşme ile Bebek arasında bulunan, Arnavutköy’de sürekli gittiğim bir kafeden bahsetmek istiyorum. F’rosès Floral Cafe, gittiğinizde sizi pespembe bir dünya ile karşılıyor. Hem kafe hem butik çiçekçi konseptini bir arada barındırıyor. Bana İngiltere Londra’da bulunan ünlü Peggy Porschen kafesini anımsatıyor.
Kafenin İlk Konsepti Bu Pespembe Çiçeklerdi.
F’rosès’a girer girmez hem güler yüzlü personeliyle hem de içinizi açan bir konseptle karşılaşıyorsunuz. Şu ana kadar üç kere gitme fırsatı bulduğum mekandan hiç mutsuz ayrılmadım. Arnavutköy’ün eşsiz güzelliğinde bulunan bir çok güzel mekan arasında benim birinci sıraya aldığım mekandır.
Arnavutköy’ün Sokaklarından Bir Kare ve Karşıda Çamlıca Cami Gözüküyor.
Kafenin menüsü ise çok tatminkârdır. Menüde içecek çeşitliliğinin yanı sıra görüntüsüyle bile sizi cezbeden tatlılar bulunuyor. Bu yiyecek ve içecekler özenle seçilmiş ve gözünüze hitap eden porselenlerle veya cam ürünleriyle sunuluyor. Menüsünde özellikle Bubble Tea lerini denemenizi tavsiye ediyorum. Kahvelerinin yanı sıra sıcak çayları da çok güzel. Gittiğinizde tek bir içecekle ayrılamayacağınız kafenin, menüsündeki farklı içecekleri de tatmak isteyeceksiniz.
Bir Japon Tatlısı Mochi
Kafenin içerisinde o çok sevdiğimiz Fransız müzikleri ve pek çok sanatçının klasik müziklerini dinleyebiliyorsunuz. Kafenin ortamıyla güzel bir uyum içerisinde olan müzikler kahvenizi içerken sizi farklı ortamlara götürebiliyor.
Kafe farklı dönemlerde girişteki çiçeklerini farklı renklere büründürüyor. Kafenin farklı renklerle sunduğu çiçekler sizi adeta bir çiçek bahçesinde hissettiriyor.
Kahvemi yanıma alayım diyorsanız paket servislerinde de özenli davranıyorlar. Kağıt bardaklarının güzelliğine bayılacaksınız. Aynı şekilde hayvan dostu olduklarını söyleyebilirim çevreden gelen kediler için herhangi bir itici güç oluşturmuyorlar.
Kafenin Kağıt Bardakları
Kafenin iç tasarımı da çok güzel. Tavana yapılan ayna kafeye derinlik katıyor. Servis kısmının hemen yanında canlı çiçeklerin sergilendiği bir dolap var. Yerlere döşenmiş fayanslar kafenin konseptiyle bütünleşiyor. İçeriye girdiğinizde sol duvarın tamamen pembe güllerle döşenmiş olması insanın içini açıyor.
Tavandaki Aynalardan Yansıyan Fotoğrafım
ADRES
Arnavutköy, Bebek Arnavutköy Cd No:26/A, 34345 Beşiktaş/İstanbul
Pera Müzesi’ne kaçıncı kez gittim hatırlamıyorum. Aynı tablolara kaçıncı kez baktım hatırlamıyorum. Her gittiğimde mutlu oluyor ve defalarca baktığım tablolarda başka başka ayrıntılar yakalıyorum. Hazır cumartesi günü işten de izin almışım Pera’ya gitmek güzel olur dedim. Sonunda Pera Müzesi ile ilgili sizlere bir şeyler aktarabiliyorum. Öncelikli olarak sizlere Pera Müzesi’nin biraz tarihinden daha sonra ise güncel olan sergilerinden bahsetmek istiyorum.
2005 yılında Suna ve İnan Kıraç Vakfı tarafından kurulan, 1893 yılında mimar Achille Manoussos’un İstanbul’un Tepebaşı’nda inşa ettiği yapı ‘müze-kültür merkezi’ işlevini görmektedir. Pek çok vakıflar ve kuruluşlar ile birlikte ortak proje yönetmiş olan müze aynı şekilde dünyaca ünlü ressamların ve sanatçıların eserlerine bünyesi içinde yer vermiştir.
Ağırlık ve Ölçü Sanatı Sergisi
Pera müzesinde şu an güncel olan sergilerden biridir. Pera müzesine girdiğinizde merdivenlerden çıktığınızda sağ tarafta öncelikli olarak bu sergi ile karşılaşacaksınız. Uygarlıkların ölçü, ağırlık birimlerini ve araçlarını görebileceksiniz. Ağırlık ve Ölçü Sanatı, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu’ndaki ağırlık ve ölçü aletleri etrafında şekillenen ekonomiyi, kültürü, kültürlerarası sistem ilişkilerini, toplumsal güven dinamiklerini ve birimlerin standartlaşmasının yolculuğunu, MÖ 2. binyıldan günümüze uzanan bir süreci görebileceksiniz.
Roma İmparatorluk Dönemi Astragalus (Aşık Kemiği) Biçimli Ağırlıklar
Ovidivus tarafından yazılan Fasti adlı kitapta “Ne olur çok kazanç elde etmemi sağla; kazancımın tadını çıkarayım! Müşterimi güzel sözlerle ikna etme zevkini tattır bana!” ibaresi geçmektedir. Sergide Roma’daki ağırlık ve ölçü birimleriyle ilgili de fikir oluşturabiliyoruz.
Hz. İsa’nın ikinci gelişini ve Son Yargı’yı temsil eden kompozisyon, İncil’de (Vahiy 20:12) tarif edildiği üzere ölülerin yaşarken sergiledikleri eylemlere göre yargılanacakları inancından yola çıkar. Bizans’ta, imparator figürünün merkezinde yer aldığı dünyevi mahkeme semavi mahkemenin bir yansıması olarak görülüyor, dünyevi adalet de semavi adalete karşılık geliyordu. Son Yargı kompozisyonlarında denge terazisinin odağa alınması, adil ve doğru tartmanın Tanrı’nın bir emri olduğunu hatırlatırdı. (Görsel 1)
Görsel 1İkinci Geliş ve Son Yargı Sahnelerini Tasvir Eden Kağıt İkona
Osmanlı Devleti dönemine ait ağırlık ve ölçü kavramlarını sergide görmek mümkündür. Tüccarların, esnafın ve kaşiflerin ölçü aletlerini farklı versiyonlarla görebileceğiniz bir imkan sunuyor. 1790’da Fransa Ulusal Meclisi, Fransız Bilimler Akademisi’nden tüm ağırlık ve ölçüler için değişmez bir standart oluşturmasını istemiştir. Neredeyse on yıl sonra Fransa, metrik sistem adı verilen sistemi kabul etmiştir. Böylece, bir metrelik bir çubuk ve Le Grand K olarak adlandırılan bir kilogramlık silindirden oluşan, platinden yapılmış iki prototip standart oluşturulmuştur. Osmanlı Devleti’nde bölgelere göre değişiklik gösteren ağırlık ve ölçü birimlerinde standartlaşma sağlamayı ve Avrupa ülkeleriyle yapılan ticaretin hacmini artırmayı amaçlayan “metrik sistem” kanunu 1869 yılında resmen kabul edilmiştir. Bu kanunla, zira-i aşari (metre), dirhem-i aşari (gram) ve ölçek (litre), devletin resmi uzunluk, ağırlık ve hacim ölçü birimleri olarak tanınmıştır. Yeni sisteme uygun ilk ağırlık ve ölçü takımları Fransa’dan getirtilmiştir. Öte yandan, 1869 yasasından sonra 60 yıl boyunca geleneksel ölçüler ile metrik ölçüler imparatorluk topraklarında birlikte kullanılmıştır. Metrik sistemin zorunlu kılınması ise Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin 1931 yılında yayınladığı “Ölçü ve Tartılar Kanunu” ile tam anlamıyla gerçekleşmiştir
Ölçü Kapları ve Ezacılığa Ait Araçlar (Osmanlı Devleti 19-20 Yy.)
Ağırlık ve Ölçü Sanatı Sergisi’nin hemen karşısında bulunan sergi Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu’ndan yapılan seçki ile kahve etrafında şekillenen çeşitli rutinleri, ritüelleri, ilişkileri ve kamusal alan, toplumsal rol, ekonomi gibi modernizmle bağdaştırılan kavramları, kahve kültürü ve bu kültürün gelişmesine katkıda bulunan Kütahya seramik üretimi ekseninde incelemektedir.
Kahve tüketimi yaygınlaştıkça, kahve ritüeli ile ilgili malzemelerin, özellikle de fincanların, -Çin porselenlerinden de esinlenerek- üretimi armıştır 16. yüzyılda İznik’te az da olsa fincan yapımının olduğu bilinse de, Kütahya’da 17. yüzyldan önce fincan üretimine dair bir bulguya rastlanmıyor. Kütahya’da fincan üretimi 17. yüzyılda hız kazanmış, 18. yüzyılda ise şehirdeki atölyelerin tekeline geçmiştir. Bu dönemde genellikle bitkisel bezemeli veya soyut figürlerle desenlendirilmiş fincanlara tabak ve zarf da eklenmiştir. Önceleri seramikten yapılan ve fincana yapışık şekilde duran fincan zarfları Osmanlı kültürüne aittir; tabak kullanımının ise büyük olasılıkla Batı merkezli olduğu düşünülmektedir. Kahvenin hazırlık, servis, tüketim ve saklama aşamalarında kullanılan kahve değirmeni, kahve tavası, kahve soğutucusu, cezve, ibrik ve kahve güğümü gibi malzemeler de kahve seremonisini tamamlayan diğer öğelerdir.
Kahve Molası Sergisi`nde Sanatçı kolektifi oddviz’in Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kütahya Çini ve Seramikleri koleksiyonundan ilhamla ürettiği Voronoi, koleksiyondan seçilen yaklaşık 150 eserin fotogrametri tekniği kullanılarak üç boyutlu modellenmesi ve dijitale çevrilmesiyle 18. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan bir zaman diliminde üretilmiş eserleri güncel ve dijital bir dil aracılığıyla bugüne aktardığı, fiziksel ile dijitalin birbirine temas ettiği noktalara odaklanan ve ikisi arasındaki geçişliliği vurgulayan videoya da ulaşabilirsiniz.
oddviz / Voronoi, 2020 /4K video, 3`30″
Kesişen Dünyalar
Müzenin ikinci katında bulunan Kesişen Dünyalar Elçiler ve Ressamlar Sergisi Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu‘ndan yapılan seçki bizleri sanatın rehberliğinde diplomasi tarihine götürüyor ve ilgi çekici kişiliklerle tanıştırıyor. Elçilerin Doğu’ya giderken maiyetlerine aldıkları ressamlara ya da burada karşılaştıkları sanatçılara sipariş vererek yaptırdıkları eserler Avrupa şatolarının duvarlarını süsleyen koleksiyonlara, gravürlü kitaplara dönüşmüş; başka sanatçıların eserlerine de kaynaklık ederek Osmanlı dünyasına ilişkin geniş bir görsel dağarcığın oluşmasını sağlamıştır. Avrupa ülkelerine gönderilen Osmanlı elçileri de dönemin önde gelen Avrupalı ressamlarının fırçasından çıkan anıtsal portrelere konu olmuş, bu önemli ziyaretin anısı yaşatılmıştır.
Kozbekçi Mustafa Ağa ve Maiyeti / George Engelhardt Schöder / 1727-28-?
Müze, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) işbirliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapmıştı. O dönem müzede 17 sanatçının eseri yer almış içlerinden Alejandro Almanza Pereda “Boşluk Korkusu” eserini müzeye bağışlamıştı. Serginin bulunduğu alanda bu eseri görebilirsiniz. Almanza Pereda, beton gibi bir inşaat malzemesini dış alan manzaralarıyla karşı karşıya getirerek insan eliyle gerçekleştirilen inşaatlardaki boşluk doldurma süreçlerine dikkat çekmektedir. “Boş alan korkusu ya da antipatisi” bir resim düzleminin negatif boşluklarını detaylarla doldurmaya dayalı geleneksel bir görsel tekniktir. Enstalasyonda, insanların coğrafyayı kendi isteklerine göre durmadan ve aşındırarak biçimlendirmelerinin karşısına pastoral bir doğa manzarası konuyor.
Kesişen Dünyalar sergisinin hemen karşısında bulunan Osman Hamdi Bey’e ait tablolara ulaşabilirsiniz. Pera Müzesi’nin Sevgi ve Erdoğan Gönül Galerisi’nde Osman Hamdi Bey’e ayrılan bu özel bölüm, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu’nda yer alan yapıtlarıyla, tutkunu olduğu resim sanatıyla ilişkisinin farklı yönlerini sergileyen örnekler sunmaktadır. Ayrıca “Osman Hamdi Bey’in Dünyasına Yolculuk: Sanal Gerçeklik Deneyimi” ile sanatçının tarihsel veriler doğrultusunda kurgulanmış çalışma ortamını ziyaret etme ve “Kaplumbağa Terbiyecisi” resminin içinde etkileşimli bir gezintiye çıkma imkânı vererek, bu çok yönlü kişiliği bir kez daha selamlıyor. (Covid-19 salgınına karşı “Osman Hamdi Bey’in Dünyasına Yolculuk” sanal gerçeklik deneyimi şu anda hizmet vermemektedir.)
Osman Hamdi Bey Sergi Alanı
Osman Hamdi Bey, Tanzimat Dönemi’nin yetiştirdiği bir Osmanlı aydını; resim, arkeoloji, müzecilik, sanat eğitimi gibi kültür-sanat yaşamının farklı alanlarında, bir ömre ancak sığdırılabilecek zenginlikte ve çeşitlilikte katkıları olmuş bir kişilik. Günümüzde varlığını Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi olarak sürdüren Sanayi-i Nefise Mekteb-i Alisi’nin de kurucusudur. İlk Türk ressamlarından birisidir ve Türk resminde figürlü kompozisyon kullanan ilk ressam olarak tarihe geçmiştir. Onu en çok Kaplumbağa Terbiyecisi eseriyle tanıyoruz. 1906 ve 1907 yıllarında iki farklı versiyonunu çizdiği bu tablonun 1906 yılındaki versiyonu Pera Müzesi’nde sergilenmektedir.
Kaplumbağa Terbiyecisi / 1906
Bilet
Tam: 25 TL İndirimli: 10 TL (12 yaş üstü öğrenciler, öğretim görevlileri, 60 yaş ve üstü) Grup: 20 TL (tek seferde 10 bilet ve üstü)
Ücretsiz:Pera Müzesi Dostları, engelliler ve her engelliye refakat eden bir kişi, 12 yaş ve altı çocuklar, ICOM kart sahipleri, MMKD üyeleri ve basın mensupları, çarşamba günleri öğrenciler, cuma günleri saat 18.00’dan sonra herkes Pera Müzesi’ni ücretsiz ziyaret edebilir.
Uzun Cuma Pera Müzesi her cuma 18.00-22.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.
Genç Çarşamba Pera Müzesi ziyareti ve Pera Film gösterimleri çarşamba günleri tüm öğrencilere ücretsiz.
Ziyaret
Salı – Cumartesi 10.00-19.00 Pazar 12.00-18.00 Müze, pazartesi günleri kapalıdır.
“Osman Hamdi Bey’in Dünyasına Yolculuk” sanal gerçeklik deneyimi Salı ve Çarşamba günleri hizmet vermektedir. Saatler: 10.30–14.00 ve 15.30–19.00
Özel Günler Müze, Şeker ve Kurban bayramlarının birinci günü ve her yıl 1 Ocak’ta kapalıdır.
Ulaşım
Metro
Yenikapı – Hacıosman (M2) hattında, Şişhane durağında inin. Şişhane çıkışını kullanın ve Meşrutiyet Caddesi üzerinde ilerleyin. Pera Müzesi 10 dakika yürüme mesafesinde.
Otobüs
Tarlabaşı Bulvarı, İngiltere Başkonsolosluğu önündeki Tepebaşı-Beyoğlu otobüs durağında inin. Pera Müzesi 5 dakika yürüme mesafesinde.
DasDas’da gittiğim Parallel Universe sergisine bayıldığımı söyleyebilirim. Bilim, sanat ve teknolojinin iç içe geçtiği bu sergiyi gezmenizi tavsiye ederim. Yapay zeka sayesinde her biri 30 dakikalık seanslarla çok farklı gezintiler yapabiliyorsunuz. Dört başlıktan oluşan bu sergide şiirsel yapay zeka deneyimiyle başlayıp, Vincent Van Gogh’un tablolarının içinde gezecek daha sonra kendinizi Göbeklitepe’de bulacaksınız. Son seans da ise Osman Hamdi Bey’in tablolarının içindeki renklere kavuşacaksınız. Yapay zekanın ve GAN algoritmalarıyla yapılan bu sergide gördükleriniz size farklı bir bakış açısı sunacaktır.
Şiirsel Yapay Zeka Deneyimi
Ouchhh Studyo’nun Zenger küratörlüğünde oluşan eserlerini 15 eylül tarihine kadar DasDas’da görebilirsiniz. Van Gogh’un o muhteşem eserleri ve o muhteşem eserlerinin renkleriyle buluşmanız inanılmaz bir duygu yaratıyor.
Yapay Zeka Van Gogh, Veri Boyama
2018 yılında UNESCO kalıcı dünya mirasına giren insanlığın bildiğimiz bütün tarihini değiştiren Göbeklitepe’yi karşınızda bulacaksınız. Yapay zekanın bu inanılmaz yolculuğunda güzel vakitler geçireceksiniz.
AI Datamonolıth Göbeklitepe
Türkiye’nin en önemli ressamlarından Osman Hamdi Bey’in 32 eserinin ve eserlerinde kullandığı fırça darbeleri ile sizi sarmalayan bir deneyim yaşatıyor. Osman Hamdi Bey’in 32 eseri simülasyon haline getirilmiştir.
Osman Hamdi Bey (4. Bölüm)
Parallel Universe sergisi 15 eylül’e kadar devam edecek. Etkinlik biletlerini DasDas gişelerinden alabileceğiniz gibi mobilet.com’dan da ulaşabilirsiniz.
Etkinlik Bilgileri:
– Sergi açılış saatleri hafta içi 13:00, hafta sonu 11:00’dir.
– Etkinliğe giriş saatiniz satın aldığınız SEANSIN SAATİDİR.
– Öğrenci bileti, Öğrenci kimliği ile geçerlidir.
– 7 yaş ve altı ücretsizdir.
– Organizasyon şirketinin programda ve bilet fiyatlarında değişiklik yapma hakkı saklıdır.
– Organizasyon şirketi uygun görmediği kişileri, bilet ücretini iade ederek etkinlik mekanına almama hakkına sahiptir.
– İş Bankası Maximum özellikli kredi kartlarına %10 indirim uygulanmaktadır.
Metro /Avrupa Yakası’ndan metro ile gelmek isterseniz, Kadıköy veya Üsküdar’a geçtikten sonra aktarma yaparak DasDas’a gelebilirsiniz. Anadolu Yakası’ndan metro ile gelmek isterseniz, M4 hattında Yenisahra durağında inebilir, aktarma yaparak DasDas’a gelebilirsiniz.
Uzun zamandır gitmek istediğim Sadberk Hanım Müzesi’ne gidebilmenin mutluluğu var üzerimde. Öncelikle size bu müzenin tarihinden bahsetmek istiyorum. Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi 14 Ekim 1980 tarihinde Sarıyer-Büyükdere’de Azaryan Yalısı olarak adlandırılan yapıda, Vehbi Koç’un eşi Sadberk Koç’un anısına, O’nun kişisel koleksiyonunu sergilemek üzere açılmış, Türkiye’nin ilk özel müzesi olma özelliğini taşımaktadır. 19. yy sonunda yapılmış olan yalı 1950 yılında Koç ailesi tarafından satın alınarak 1978 yılına kadar yazlık olarak kullanılmıştır. Yalıya girdiğinizde ek bina (Sevgi Gönül Binası) olduğunu fark edeceksiniz. 1983 yılında müzenin koleksiyonuna kattığı Hüseyin Kocabaş Koleksiyonuna ait parçaların sergilenebilmesi için 1985 yılında yanı başındaki yalı da satın alınarak müzeye katılmıştır. Günümüzde yaklaşık 20 bine yakın eseri bünyesinde bulundurmaktadır. Helenistik dönemi, Selçuklu dönemi, Timur dönemi ve Osmanlı döneminden bir çok eseri burada görebilirsiniz.
Sadberk Hanım’ın Yağlı Boya Tablosu
Müzede kalıcı eserlerin yanında güncellenen sergiler olmaktadır. 11 Kasım 2020’de başlayan motif temalı sergi 31 Ekim 2021’e kadar sürecek. “Motif” başlığıyla kurgulanan sergi ve yayın projesi, müzenin belirli bir eser grubunu sunmuyor, aslında bütün müzeyi eserleriyle birlikte panoramik bir çeşitlilik içinde çok farklı coğrafyalarda birbirleriyle karşılaşmış farklı kültürlerin tarihsel motiflerini bir araya getiriyor. Motifler, beş konu altında toplanmıştır:
-dünya ve evren algısı (“Yaşam ve Güç”)
-doğa sahneleri ve bitkiler dünyası (“Doğa”)
-insanın kendi imgesini ve hayvan figürlerini sanata aktarması (“Figürlü Bezeme”)
-büyük ve görkemli bir sistemin kurallarının sanat yoluyla tekrarı (“Düzen ve Uyum”)
Müzeye yapılan ek binada (Sevgi Gönül Binası’nda) MÖ 6000’den, Bizans dönemi sonuna kadar Anadolu’da yaşayan uygarlıkların kültürünü yansıtan arkeolojik eserler kronolojik bir düzende sergilenmektedir. Arkeoloji Koleksiyonunda bir çok kaplar, figürler, ritüel semboller, cam eserler, sikkeler, süs eşyaları, tabletler ve heykeltraşlık eserleri ile mezar stellerini görebilirsiniz
Prehistorik ve Protohistorik dönem, Neolitik dönem, Frigler dönemi, Miken, Geometrik, Arkaik, Klasik ve Hellenistik dönem, Roma ve Bizans dönemine ait eserler sergilenmektedir.
Hellenistik ve Roma Dönemine Ait Süs Eşyaları
Azaryan Yalısı’nda Erken İslam, Selçuklu, Eyyubî, Memlûk, Timur, Safevi, Osmanlı dönemlerine ait eserler sergilenmektedir. Bu bölümde mekan, geleneğe v.s ait bir çok eseri bulabilirsiniz.Şahsımı en çok etkileyen eserler Timur dönemine ait çiniler oldu.
Timur Dönemine Ait Çini Örnekleri
Müze geziniz bitince müze bahçesinde dinlenebilirsiniz veya müze mağazasında sevdiklerinize hediyeler alabilirsiniz. Müze Çarşamba günleri, yılbaşı, dini bayramlar (pandemi dönemine mahsus) resmi tatillerde (pandemi dönemine mahsus) çalışmamaktadır. Açık olduğu günler saat 10:00-17:00 arası ziyaret edebilirsiniz.
Müze Bahçesi
Müze Bilet Fiyatları
Tam Bilet: 15 TL
İndirimli Bilet: 10 TL (Müzekart+ ve Museum Pass sahipleri)
Öğrenci Bileti: 3 TL
Ücretsiz Giriş: Öğretmenler Kokartlı rehberler ICOM Kart sahipleri 65 yaş üzeri ziyaretçiler Engelli ziyaretçiler (+1 refakatçi) 7 yaş altı çocuklar (+1 refakatçi) KoçAilem üyeleri Sotheby’s Preferred Kart sahipleri (+ 1 ziyaretçi)
Müze Ulaşım Rehberi
Otobüs Seferleri: 25A Rumelikavağı – Hacıosman 25E Sarıyer – Kabataş 25G Sarıyer – Taksim 25H Hacıosman Metro – Havantepe 25T Sarıyer – Taksim 25Y Hacıosman Metro – Yunus Emre / Uyum Sitesi 40 Rumelifeneri / Garipçe – Taksim 40B Sarıyer – Beşiktaş 41 Sinpaş Sitesi – 4. Levent Metro 41C Ayazağa – Sarıyer 41SF Sarıyer – Fatih Sultan Mehmet 42K Kazımkarabekir – Sarıyer 42KT Sarıyer – Kocataş 59RS Sarıyer – Rumeli Hisarüstü 150 Hacıosman Metro – Rumelifeneri 151 Hacıosman Metro – Kilyos 152 Hacıosman Metro – Zekeriyaköy / Kısırkaya 153 Bahçeköy – Sarıyer 154 Hacıosman Metro – Koç Üniversitesi